KOVİD-19 HASTALARI YAŞADIKLARINI ANLATIYOR - “Böyle ağrı bilmiyorum, ağrı artık kemiklerimi sardı“

Bartın'da yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan 85 yaşındaki Yaşar Işık, kronik rahatsızlıklarına rağmen 15 gün süren mücadeleyi kazanmanın mutluluğunu yaşıyor.

KOVİD-19 HASTALARI YAŞADIKLARINI ANLATIYOR - “Böyle ağrı bilmiyorum, ağrı artık kemiklerimi sardı“

Bartın'da 85 yaşındaki Yaşar Işık, kronik rahatsızlıklarına rağmen koronavirüsü yenmeyi başardı- Yaşar:- "Yediğim, içtiğim hiçbir şeyin tadınız alamaz oldum. Geçmişte ufak tefek ağrılarım olurdu ama böyle ağrı bilmiyorum, ağrı artık kemiklerimi sardı. Allah'ıma çok şükür atlattık"- "Kimse bir yere gitmesin. Bu hastalığın şakası yok. Herkes çarşıya, pazara, misafirliğe gidiyor. Gitmesinler"

Bartın'da yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan 85 yaşındaki Yaşar Işık, kronik rahatsızlıklarına rağmen 15 gün süren mücadeleyi kazanmanın mutluluğunu yaşıyor.

Ulus ilçesi Hoca köyünde 86 yaşındaki eşi Kamil Işık ile yaşayan Yaşar ninede, yaklaşık 20 gün önce eklem ağrısı, terleme, iştahsızlık ve nefes darlığı şikayetleri baş gösterdi.

Yakınlarının durumu bildirdiği sağlık ekiplerince Bartın Devlet Hastanesine kaldırılan Işık'ın Kovid-19 testi pozitif çıktı ancak ciddi bir rahatsızlığının olmaması üzerine tedavisine evinde devam edildi.

Işık, 15 günlük tedavi sonucu hastalığı yenmeyi başardı.

- "Benim de başıma geleceği aklıma gelmezdi"

Yaşar Işık, hastalık ve tedavi sürecinde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Işık, "Hastalığı, virüse yakalananları sürekli televizyonlarda görüyoruz. Benim de başıma geleceği aklıma gelmezdi. Nereden kaptığımı bilmiyorum." diye konuştu.

Test öncesinde hastalığa yakalandığını hissettiğini ve yanına kimseyi yaklaştırmadığını dile getiren Işık, şöyle devam etti:

"İlk birkaç gün kemiklerim çok ağrıdı. Yediğim, içtiğim hiçbir şeyin tadınız alamaz oldum. Geçmişte ufak tefek ağrılarım olurdu ama böyle ağrı bilmiyorum, ağrı artık kemiklerimi sardı. Allah'ıma çok şükür atlattık. Biz köyde yaşıyoruz, 'Nereden bulaşacak' derdim, demek olabiliyor. Hastalığa yakalandığımı duyunca çok korkmadım, 'Ölüm varsa vardır Allah'tan' dedim ama tek düşündüğüm şey eşim oldu. Hasta, yatalak, en fazla onu düşündüm. 67 yıllık evliyiz. Bana bir şey olursa ona kim bakar? Onun dilinden ben anlarım. Altını temizliyoruz, üzerini örtüyoruz. Geceleri sürekli bana 'Hacı neredesin, yanımda otursana.' der. Şükür Allah'ımıza. Kimse bir yere gitmesin. Bu hastalığın şakası yok. Herkes çarşıya, pazara, misafirliğe gidiyor. Gitmesinler."

Oğlu Kamil Işık da annesin hastalığın ilk günlerinde kendisine "Vücudum kırılıyor, sanki kemiklerim eriyor, başım ağrıyor" dediğini söyledi.

Birçok uyarı ve tedbire rağmen bazı kişilerin duyarsız davrandığına işaret eden Işık, "İnsanlar maske takmıyor, kalabalığa giriyor. Dikkat etsinler, topluluk içine girmesinler. Allah'ım kimseye bu acıyı yaşatmasın. İnsanlar doğum günlerine, cenaze törenlerine gitmesin." ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.